Pazar, Mayıs 20, 2012
   
TEXT_SIZE

Site içi arama motoru

Kalahari Çölü

kalahari-coluKum tuz ve kuru otların kavruk yabanıllığı, dünyanın en ilginç halklarından  birinin yurdudur.

Güney Afrika'nın kuzey batısındaki gri çakıllı düzlüklerin hemen ötesinde, doğanın ebedi başyapıtlarından birini ortaya çıkaran hafif bir eğim başlar.

Kayısı renkli bir antik kum denizi sonsuza doğru akar gibidir. Burası, Afrika Platosu üzerindeki devasa düzlük, Kalahari'dir. Dünyanın en uzun kesintisiz kum denizi, bitmek tükenmek bilmeyen bir taş ve çakıl alanı, Sahra.

Uçsuz bucaksızlığı içindeki unutulmaz güzelliği, atmosferi, kültürü ve tarih öncesine kadar giden hikayesiyle Kalahari neredeyse bütün Botswana'yi içine alır; batıda Namibya'ya uzanır ve kuzeyde Angola, Zimbabwe, Zambiya'ya kadar devam eder.

Burada yaşayan insanların dilinde ismi 'Kgalagadi, yani 'yabanıl'dır. Bölge o denli geniş, o denli nüfuz edilemez ve o denli yaşlıdır ki, geçmişi 500 bin yıl gerilere kadar giden yok olmuş uygarlıkların yakası açılmadık gizlerini saklar. Kumları üzerinde dünyanın en eski halklarından biri, yaşanılan 25 bin yıl boyunca değişmeden kalmış Bushmanler (ya da San kabilesi) yurtlanmış ve avlanmıştır. Kavurucu sıcaklara, susuzluğa ve kıtlığa karşı gösterdikleri akıl almaz uyum, bütün diğer komşu topluluklar kaçınılmaz sona doğru giderken onların hayatta kalmalarını sağlamıştır.

Kalahari yabanıllığında bugün yaşamını halen sürdürebilen Bushman sayısı her ne kadar yalnızca birkaç binle sınırlıysa da, atalarının miras bıraktığı kaya resmi sanatını, bugün bölgenin bütün mağaralarında ve geniş kaya yüzeylerinde görmek mümkündür.

Sadece Kalahari'nin kuzey batısındaki Tsodilo Tepeleri'nin pürüzlü yamaç yüzeyleri ve mağaralarında iki yüz ayrı yerde en az "2750 kaya resmi bulunmaktadır. Resim konuları basit geometrik tasarımlardan insan ve hayvan gruplarına kadar değişen bir çeşitlilik sunar.

Bushmanlerin büyük bir bölümü Kalaharin güneyinde, bugün tamamen kurumuş olan Molopo, Kuruman, Nossob ve Auob antik nehirlerinin Orange Nehri'nin kumlu yatağına doğru bir yılan gibi kıvrıldığı yerde yaşar. Bu terk edilmiş su yataklarında, yalnızca nadiren yaşanan yağmurlu yıllarda su akar.

Doğa bu hayalet nehir yataklarının etrafında, topraktaki demir oksidin kırmızı ve bakır rengiyle hafifçe renk verilmiş yılankavi kumullar yontulmuştur. Bu boğucu sıcaklıktaki ortamda firavun fareleri ve toprak altında yaşayan diğer kemiriciler, kazdıkları tünellerden yalnızca yiyecek aramak için çıkar. Bu zamanlarda da kartal türü yırtıcı kuşlardan gelecek ani bir hava saldırısına, ya da kobra yılanlarının yerden gelecek saldırılarına karşı sürekli tetiktedirler. Güney Afrika ceylanları, antilopları ve bu türün diğer küçük üyeleri ise yaz aylarında sıcaklığın 50 dereceyi aştığı bu kumulların arasındaki uzun otluklarda beslenir.

Kalahari, ateşin, rüzgarın, su ve kumun olağanüstü gücüyle oluşmuş büyük dünya anıtlarından biridir. Yaklaşık 65 milyon yıl önce büyük sarsıntılar dünyayı alt üst etti ve büyük miktarlarda lav püskürtüsü Güney Afrika'nın orta bölgelerini baştan sona örttü.

Dalga dalga gelen lav denizi kimi yerlerde 8 km'lik derinliklere ulaşarak yüksek dağ sıralarının ve derin nehir vadilerinin oluşumuna yol açtı.

Bunu izleyen 50 milyon yıl boyunca ise rüzgar ve yağmur hareketleriyle yavaş yavaş engebeli arazi düzleşti, dağlar aşındı ve vadiler kil ve çakılla doldu... Sonunda, kıyıdan rüzgarla gelen dev miktarlarda kum birikerek bugünkü Güney Afrika'yı oluşturan düz, çok renkli ovalar meydana geldi.

547436Botswana-Kalahari-Desert-Sunset-Posters

Kalahari'deki kuraklık ve kıraçlığın nedeni ise Güney Afrika'nın batı sahillerine Antarktika'dan gelen soğuk Benguela Akıntısıdır.

Bu buzlu sular hakim rüzgarları soğutarak, iç bölgelere bırakacakları yağmur için yeterli nemi emmelerini önler.

Ağustos ve eylüldeki kuru sezon sırasında, Kalahari yüzey sularından neredeyse tümüyle yoksun kalır ve yaşam mücadelesi kızışır. Orta ve Güney Kalahari'de yaşayan San halkı, kurumuş nehir yataklarım ve tuz havuzlarını kazarak su arar ve bulduğu sulan da devekuşu yumurtaları içinde depolar. Bu yer altı sulan da kuruduğunda ise, San yerlileri suyu avladıkları antilopların midelerinden elde ederler. Bir diğer su kaynağı yerlilerin günde yaklaşık 3 kg tükettikleri Tsamma kavunudur. Nadiren görülen sağanak yağmurların ardından, ağaç ve kaya kovuklarında biriken suyu kamışlarla çekmek ise bölge yerlilerinin su elde etme tekniklerinden bir diğeridir.

bushmen-community-in-central-kalahari-sanpeopleofsouthafrica

BÜYÜK YÜRÜYÜŞ

Bütün kuraklığına rağmen Kalahari, sayı ve çeşit açısından çok büyük miktarlara ulaşan hayvan ailelerinin vatanıdır. Çakaldan daha büyük en az 46 memeli türü Kalahari otluk ve düzlüklerinde kükremektedir.

Bir yüzyıldan daha az bir süre önce, sayılan 50 bin ile birkaç milyon arasında olduğu tahmin edilen antilop sürüleri Kalahari'yi bir baştan diğerine kat eden büyük bir göç, ya da 'trekking'e çıkardı. Tek bir sürü 21 km'lik bir hareket alanı içinde 210 km'yi aşkın bir uzunluğa ulaşır; yollarına çıkan hayvan ve insanları ezerek, ekili arazilerde büyük tahribatlar yaratırlardı.

Bugün de büyük antilop sürülerinin Auob ve Nossob nehirlerinin kuru yataklan boyunca gökyüzüne altın renkli tozlar savurarak sürdürdükleri göç hareketi devam ediyor. Bu nehirlerin her iki yakasında ise, deve dikeni ağaçlarının gölgesinde tembel tembel yatan aslan sürüleri gecenin ve avın başlamasını bekliyor.

Çok güçlü hayvanlar olan Güney Afrika antilopları, vücut ısılarını sürekli kontrol altında tutan doğal klima sayesinde, gerekirse su içmeden bile yaşamlarını sürdürebilirler.

Kan damarları ağı üzerinde soluk borularının yarattığı hızlı bir hava akımı, günün en sıcak saatlerinde bile etkili olur ve beyne serin kan gider. Bununla birlikte aynı zamanda vücut ısısısın artmasına da izin verilerek terleme, dolayısıyla da su tutma ihtiyacı giderilir.

TEHLİKELİ MEKANLAR

Her hareketi iki ayrı Hint tavuğu grubu tarafından dikkatle izlenen bir aslan Kalahari'deki bir gölette susuzluğunu gideriyor. Göletler buradaki yırtıcıların en gözde 'cinayet mahalli' olarak işlev görür. Su içmeye gelen avlarını burada pençelerine düşürürler.

 

YANAN BİTKİ

Kaim köklü Bushman Kandili, katranlı suyunda balmumu, yağ ve sakızımsı bir öz içerdiğinden, yanabiliyor. Kalahari ve Namibya çöllerinin yakıcı güneşi ve kum fırtınalarına çok iyi adapte olmayı başarmış olan bu bitki Bushman Kandili olarak biliniyor. Ona bu ismin veriliş nedeni ise reçineli kökünün çok parlak bir ışık vererek yanabilir olması.

Bitki olgun halinde yaklaşık diz hizasına kadar büyüyebiliyor ve kalın kökü de uzun dikenlerle kaplanıyor. Son derece güzel fincan biçiminde açık pembe ve mor çiçekleri de bu sıralarda açıyor.

Bushman Kandili'nin kurumuş yaprakları yakıldığında tütsüye benzer oldukça aromatik bir koku yayıyor. Bitkinin bir türü. Güney Afrika'daki Hotanto yerlilerin tarafından 19. yüzyılda ishal tedavisinde kullanılıyordu.

TEHLİKE Buffalolar

Kalahari'nin kuzeyinde büyük sürüler oluşturur. Ayaklanmaları halinde, yeryüzünün en tehlikeli canlıları haline gelmeleri işten bile değildir.

ÇÖLDE NEHİR YATAĞI

Nossob Nehri , kuru bir kum yolu haline gelerek Kalahari boyunca yılan gibi kıvrılır. Buradaki kumullar, çölde yaşayan olağanüstü çok sayıda canlı toplulukları için bir tür yaşam destek ünitesi görevi görür.

 

AV BAŞLIYOR

Kargı, yay ve ucu zehirli oklarla donanmış üç Bushman yeni bir ava hazırlanıyor. Avlarını yaraladıktan sonra onlardan daha hızlı koşabilecek güce sahipler.

San, ya da Bushman olarak bilinen göçebe avcı - toplayıcı topluluklar bir zamanlar güney Afrika'nın büyük bir bölümüne yayılmış durumdaydı. Ancak dış etkenlerin son sığınma alanları Kalahari'yi de tahrip etmesi üzerine iyice azaldılar. Bugün onlardan geriye sadece 55 bin kişi kaldı, avcı - toplayıcı olarak tek başlarına yaşamlarını sürdürmeye çalışanların sayısı ise 2000 bile değil

Bu çöl sakinleri, muhtemelen dünyanın en büyük çevre korumacılarıdır. Çevrelerine zarar vermeleri halinde Yüce Varlığın boğazında kalacaklarına inanırlar.

San toplulukları sadece ve sadece kendi tüketebilecekleri kadar avlar ve toplarlar. Tıpkı orta Afrika'da yaşayan Pigme toplulukları gibi Bushmanlar da anormal ölçüde büyük ve çıkık kalçalara ve şişko baldırlara sahiptir; bunlar bolluk dönemlerinde tükettikleri çok büyük ölçeklerdeki yiyecek için kiler işlevi görür.

Bushmanlarda kadın ve çocuklar zamanlarının büyük bir bölümünü nem tutan bitkiler ve yemek için küçük hayvanlar toplamaya harcar. Bir Bushman çocuğu 200 farklı bitkiyi isimleriyle tanıyabilir. Bushman erkekleri ise görülmedik derecede yetenekli avcılardır. Kullandıkları okların ucuna koza halindeki böceklerden elde ettikleri zehiri sürerler.

GUN BİTERKEN

Bushmanların günlük besinleri arasında birçok hayvan ve bitki türü bulunuyor. Bir av sırasında öldürülmüş olan bu piton yılanı, avcının ailesi için iyi bir akşam yemeği olacak.

Afrikadaki Harikalar

  • 1
  • 2
  • 3

Anket 2010

En çok nereyi görmek isterdiniz

Amazon Bölgesi

amazon-nehri-ormani

Amazon (6,440 km), Nil'den sonra (6,695 km), dünyanın en uzun ikinci nehridir.