
Sahranın kalbinde; yaşamdan neredeyse yoksun topraklarda gizemli hayvan ve ava resimleriyle doludur...
Hali vakti yerinde olanlar buraya küçük uçaklarla gelir. Daha az varlıklı ya da daha maceracı olanlar ise, dört çekerli kamyonetler üzerinde, zemin ısısının 70 dereceyi aştığı bu topraklarda çakıl, taş ve kaya kumları geçerek gelirler
Cezayir'in dev siperi Tassili dağlarına. Gidecekleri yer, bildiğimiz anlamda dağlık bir alan olmamasına rağmen, deniz seviyesinden

HAVA SOĞUTMALI YUVA
Çölün açıkgöz sakini, beyaz taçlı siyah kuyrukkakan, soğutma sistemli bir yuva kurar. Bu serçe büyüklüğündeki kuş, çıplak bir kaya üzerine yuva yaparsa, yumurtaları kavurucu sıcakta pişecektir. Bu nedenle iri bir kayanın gölgesine çakıl taşından bir tümsek yapar; sonra tümseğin tepesindeki boşluğa ince dallardan bir yuva inşa eder. Döşenmiş olan çakıllar yerden gelecek sıcaklığı yalıtıp taşların arasından rüzgârı üfleyerek soğutucu görevini görecektir. Dahası, bu çakıl taşları geçirgen kum taşları olduğundan ve soğuk çöl gecelerinde oluşan şebnemi içlerine çektiklerinden, bu şebnem gündüzleri buharlaşarak yuvayı soğutur.
BOLLUK ÜLKESİNİ ANLATAN ANTİK RESİMLER
Tassili N'Ajjer'deki yaşam ve ölüm öykülerini bize en kestirme ve hızlı biçimde, kaya yüzeyleri ile mağaralardaki resim ve oymalar anlatır. Sahra'nın göçebe Tuareg halkının, Tassili sanatından her zaman haberi vardı; ama Fransız kaşif ve etnolojist Henri Lhote, 1950lerde asistanlarıyla birlikte 2 yıl içinde binlerce kopya çıkarıp, fotoğraf çekene dek, dünya bu konuda pek az şey biliyordu. Resimlerin bir çoğunun, yoğun bir canlılık, çizgi tasarrufu, dahice bir renk duyusunu paylaşmasına karşın, stilleri ve temaları onları oldukça farklı dönemlere ait kılar. Belki de en erken MÖ 6000-4000 arasında yapılmış olan bu resimler, o zamanlar çok daha yeşil olan sahra hayvanlarından fil, bufalo, su aygırı ve büyük boynuzlu vahşi koyunları avlayan yada kabile ritüelleri için tören elbisesi giymiş bir takım siyahi insanları betimler. Bu resimlerin aralarında devasa boyutlarda beyaz yaratıklarla, yarı insan yarı hayvan belki tanrıyı temsil edenleri de vardır. MÖ 4000 ve 1500 arasında yapıldığı tahmin edilen ikinci grup resimler, aralarında zürafa ve deve kuşlarının bulunduğu, uzun boynuzlu, alacalı sığır sürüleriyle ilgilenen köylü insanları konu alır. Bir ziyafet, düğün, hayvan derisi altında uyuyan çocuklar ve un yapmak için buğday döven bir kadın resmi de bunlara eklenmelidir. Ancak, yaklaşık MÖ 1500 ve 300 yılları arasını kapsayan üçüncü dönemle birlikte, Sahra şimdiki kadar kuru bir hal aldı ve yeni insanlar gelmişti. Dörtnala giden iki ve üç atlı savaş arabaları süren zırhlı askerlere benziyorlardı, ancak istilacı, müttefik ya da Firavun'un gazabından kaçan bir Akdeniz ordusu olup olmadıkları belirsizdir. MÖ 200-100 civarında giderek yok olan at resimlerinin yerini çocuksu deve çizimleri almıştı. Bundan sonra da çizimlere rastlanmadı. Geriye kalan, dayanılmaz bir meraktı. Resimleri yapan insanlara ne olmuştu? Toprak çoraklaştıkça insanlar güneye mi göç etti, yoksa yok mu oldular? Belki asla bilemeyeceğiz.
Afrikadaki Harikalar
-
Doğu Afrika nın Soda Gölleri 55 sıcaktan cızırdayan bir soda gölü zinciri Büyük Rift Vadisinin...
-
Blyde Nehri Kanyonu Bir zamanlar altın arayıcıları tarafından delik deşik edilen...
-
Ngorongoro Krateri Altında uzanan düzlüklerden izole bir şekilde yükseklere uzanan...
- 1
- 2
- 3
