
Turkana Gölü'nün üzerinde kıvrılarak akan "otoban" bir nehir vardır. İki yanında uzanan alüvyal set arasında süzülen bu nehir, gölün geniş yüzeyinde inanılmaz bir görüntü sergiler. Ve alüvyal "korkulukları" öylesine düzgündür ki, adeta insan eliyle yaratılmış gibidir.
Gölün bir ucundan başlayan bu şaşırtıcı yol, beş kilometre sonra dev bir kuşun açılmış pençeleri gibi yayılan etkileyici bir delta ile sonlanır.
Burası, Etiyopya'ya
Ancak suyu, seyahati sırasında alüvyal dolgular tortu yüklü ve turuncuya çalan kahverengine bürünmüş olarak, toplamış olmasına karşın, volkanik tortularla yoğunlaşmış olan gölün suyuna göre halen daha hafiftir. Ve daha hızlı hareket eden nehir, böylelikle Turkana'nın yüzeyinde kalır ve hızım yavaş yavaş düşürerek alüvyal tortuları her iki yanma yığmaya başlar. Korkuluklarını bu şekilde kendi kendine inşa eden Omo, momenti sona erdiğinde de yayılarak deltayı yaratır ve sonunda göl ile bütünleşir.
Gölü çevreleyen volkanlardan yüzyıllar önce çok büyük miktarlarda püsküren kil ve lavın suyla yıkanması, bunun sonucunda da sodyum karbonat (deterjan olarak kullanılan soda) dahil, çeşitli mineral tuzların birikerek kalın bir tortu meydana getirmesi, Turkana'nın bir başka zenginliğini oluşturur. Etiyopya sınırına karşı, Kenya'nın çorak kuzeybatı topraklarında yer alan göl, öylesine gözlerden ıraktır ki, bugüne kadar sadece maceraperest gezginler ya da kendini işine adamış antropologlar buralara kadar gelip çevreye dağılmış kabilelerin deneyimlerini paylaşma fırsatı bulmuştur. Göldeki nefes kesici su kuşları, su aygırları ve özellikle timsahlar da, vahşi ortamın sakinleri olarak ayrı bir ilgi odağı olurlar.
Göl ve çevresinde 12.000 civarında timsah yaşar. 5.5 metreye varan uzunluklarıyla dünyanın en büyük timsahları arasında yer alırlar. Bu boyutlarına karşın, insanlar ve diğer hayvanlar için tehlikeli değillerdir. Çünkü gölde gelişen Nil'in büyük tatlı su levreğiyle beslenirler. Sakin bir gecede, su kenarında duran bir ziyaretçi, ekip halinde çalışarak balıklan kıyıda sıkıştıran timsahların çene gıcırtılarını duyabilir, karınlarını tıka basa doyuranların ağır ağır bir köşeye doğru çekildiklerini gözlemleyebilir.
Turkana Gölü timsahlarının esas üreme alanı, doğu kıyısına yakın, ufak bir volkanik krater kümesi olan Central Adası'dır. Ve neredeyse 130 milyon yıldan bu yana, hiçbir değişime uğramadan burada çoğalmaya devam ederler. Büyüklükleri yaşlarına göre değişen timsahların böylesine iri ve yumuşak huylu olmaları, ortamda yırtıcı hayvan bulunmamasına bağlanır. Ayrıca, sodalı sudan kaynaklandığı düşünülen karın bölgelerindeki boynuzsu yumrulardan dolayı ayakkabı ve çanta için uygun görülmemeleri ve bu yüzden de insanlarının ilgisini çekmemeleri, onların korunmasında ve huzur içinde yaşamasındaki en önemli faktörler olarak kabul edilir.
PELİKANLARIN EKİP ÇALIŞMASI
Timsahlar ve diğer büyük yabanıl hayvanlar dışında, Turkana'nın en büyük ve en zengin ailesini oluşturan gruplardan biri de kuşlardır. Balıkkartalı, kaşıkçı balıkçıl, balıkçıl, parlak ibis, karabatak, ördek, kaz ve büyük beyaz pelikanlar, balık yönünden çok zengin olan gölün sürekli konuklandır. İlginç olan pelikanlarıı, timsahlar gibi aynı teknikleri kullanarak avlanmalarıdır. Bir hat oluşturarak öne doğru hep birlikte yüzerler ve sonra sanki alarm verilmiş gibi aynı anda gagalanın suya daldırarak balıklan yakalarlar. 1970'lerin başlarına kadar Turkana Gölü, Rudolf Gölü olarak anılıyordu. 1897 yılında burayı ilk gören Avrupalı Kont Samuel Teleki von Szek, göle Avusturya Veliaht Prensi'nin onuruna bu isim verilmiştir. Romanyalı olan Teleki, varlıklı, spora düşkün bir kişi, aynı zamanda da bir coğrafyacıdır. 450 yük hayvanından ve altı rehberden oluşan donanımlı ve güçlü kervanıyla bölgeyi çevirmesi ve içindeki, kuştan file, su aygırından leopara, küçük ya da büyük, önüne çıkan her canlıyı vurmasıyla da Turkana'ya imzasını atmıştır. 
Turkana Gölü, bölgede inceleme yapan Viyanalı jeololog Envard Suess'e son yapboz parçasını verir. Güney Afrika'daki Nyasa Gölü'den Orta Doğu'daki Ürdün Nehri'ne uzanan göllerin ve nehirlerin biçimlendirdiği bu parçayla Suess, bugün Büyük Rift Vadisi olarak bilmen büyük yerkabuğu fayını keşfeder.
Turkana, aralarında, Mary ve Louis Leakey ve oğullan Richard gibi birçok ünlü antropologun araştırmalanna konu olan kendine özgü bir birikimiyle de öne çıkar. Uzun yıllardan beri sürdürülen çalışmalarda, modern insanların atalarına ait dünyanın en eski fosillerinin burada ortaya çıkarılması, Turkana'nın, yalnızca yerkürenin değil, insanoğlunun geçmişine de ait önemli verilere sahip olduğunu gösterir. Volkanik dolgu içinde koruna gelmiş ayak izleri ve taştan el baltalan üzerinde yapılan incelemeler, bölgede iki milyon yıl önce iki ayağı üzerinde yürüyen insanların varlığını kanıtlar. Yine, kimi yerlerde, avlanırken kullandıktan taş el baltalan da bulundu. Turkana'daki yüz binlerce yıllık geçmişe yayılan zengin fosil buluntudan, toprak dolguların, özellikle volkanik lavın onların üzerini örtmesi sayesinde günümüze dek konma gelmişlerdir. Yeşim taşı gibi ışıldayan gölün çevresinde, üst üste birikerek oluşan bu tabakalar, bu nedenle araştırmalar için muazzam bir doğa laboratuarıdır.
KENDİ KORKULUKLARINI YARATAN NEHİR Turkana Gölü üzerinde kendi oluşturduğu iki set arasında, kıvrılarak akan Omo Nehri, yeryüzü harikaları arasında hakkettiği yeri alır.
GÖLDE HASAT ZAMANI
Gölün çevresinde yaşayan kabilelerden yalnızca ikisi, Turkana ve El Molo, gölün sunduğu zenginlikten yararlanır.
Turkana yerlilerinin gece gerçekleştirdikleri balık avı çok heyecanlı ve etkileyicidir. Gölün kıyısında, sığ suda bir ellerinde için için yanan bir kamış demetiyle suyu dalgalandırarak balıkların ışığa gelmesini sağlarlar ve sonra da diğer ellerindeki ağzı açık sepetlerle balıkları gölün tabanında kıstırırlar.
Gölün batı kıyısında yaşayan yerliler, 90 kilograma kadar çıkan dev Nil levreğini ise taş ağırlıklı, el yapımı misinayla kıyıya çekerler. El Molo, "balık yakalayarak yaşayan insanlar" anlamına gelir. Bu hünerli balıkçılar, mızrak ve ağ kullanırlar. Palmiye dallarından yaptıkları sallar üzerinde büyük bir beceriyle dengelerini sağlayarak bir yandan da avlanırlar. Turkana Gölü'nün güney kenarında yaşayan bu kabileler timsah da avlarlar.
Afrikadaki Harikalar
-
Doğu Afrika nın Soda Gölleri 55 sıcaktan cızırdayan bir soda gölü zinciri Büyük Rift Vadisinin...
-
Blyde Nehri Kanyonu Bir zamanlar altın arayıcıları tarafından delik deşik edilen...
-
Ngorongoro Krateri Altında uzanan düzlüklerden izole bir şekilde yükseklere uzanan...
- 1
- 2
- 3
