Pazar, Mayıs 20, 2012
   
TEXT_SIZE

Site içi arama motoru

Virunga Dağları

Virunga_Lodge_viewUzaktan bakıldığında devasa bir görüntü sunan Virunga Dağları'nın zirveleri bulutlara kadar uzanır. Keskin bir şekilde yükselerek Ruanda, Uganda ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin uçsuz bucaksız düzlüklerine 'tepeden bakan' bu sıradağlar, yeryüzü oluşumunun kökenlerine dair bambaşka düşünceler akla getirir. Yaklaşık 58 km'lik bir alana yayılan sekiz volkan, Virunga Sıradağları olarak bilinen oluşumu meydana getirmektedir. Altı adedi sessiz ve sönmüş bir durumda olan bu volkanlardan sıradağ zincirinin ucunda bulunan ve her an püskürme tehdidiyle sonsuza kadar tütecekmiş gibi görünen diğer ikisi, aktif durumdadır.

"Kumandan" anlamına gelen ismiyle Nyamulagira, dünyanın en aktif volkanlarından biri olarak bilinir. Avrupalıların ilk kez 1894'de püskürmesine tanık olduğu bu yanardağ, o zamandan beri bir kaç kez daha patladı. 193840 yıllarında gerçekleşen en büyük patlama sırasında ise, volkanın yan tarafında oluşan bir havuzdan inen lavlar 24 km uzaklıktaki Kivu Gölü'ne kadar ulaştı. Bir gözlemci, "ocaktan püsküren cüruf" gibi akan kor halindeki lavların "göl sularına karıştığı noktada akıl almaz büyüklükte buhar bulutlarına" yol açtığını yazmıştır. Bu denli büyük ölçüde bir lav püskürmesiyle kaybettiği hacim, Nyamulagira zirvesinin geride 2 km'den daha geniş bir krater bırakarak çökmesine neden oldu.

Sıradağ üzerinde yer alan bir diğer aktif yanardağ ise Nyamulagira'nı hemen yanındaki Nyiragonga'dır. 1977 yılında, kızgın lavlarıyla yoluna çıkan her şeyi yok ederek püsküren bu volkanik dağın neredeyse kusursuz bir koniyi andıran şekli, beş parçaya ayrılarak bozuldu.

LAV DUVARLARIYLA ÇEVRİLİ GÖL

Virunga Dağlarından püsküren bu lavlar, çevre şekillerinin oluşumunu da önemli ölçüde etkilemiştir. Sıradağlar, Afrika Büyük Fay Vadisi (Great Rift Valley) olarak bilinen bölgenin bati çizgisi üzerinde yer alır. Bir zamanlar bu hat üzerindeki nehirlerin tümü kuzeydeki Nü Nehri'ne dökülürken, bu volkanik püskürmenin yarattığı doğal barajlar sonucunda birikip Kivu Gölü'nü oluşturduklan sanılıyor. Derin girintileri olan kıyılarıyla Kivu Gölü, çoğu kişi tarafından Afrika'nın en güzel gölü olarak kabul edilir. Buna karşılık, sularının dingin güzelliğine rağmen bu göl tam bir zaman bombasıdır. Göl yatağından sızarak su yüzeyindeki dev basınç nedeniyle biriken karbon dioksit bu durumun ana nedenlerinden biridir. Gölün ortalama derinliği 180 m olmakla birlikte kimi yerlerde derinliğin 400 m'ye kadar indiği biliniyor. 1986 yılında benzer koşullara sahip Kamerun'daki Nyos Gölü'nde de su yüzeyi aniden bu ölümcül karbon dioksit bulutlarıyla çevrilmiş, daha sonra yoğun nüfuslu vadileri bir örtü gibi kapatan bu boğucu bulutlar 1700'den fazla insanın ölümüne yol açmıştı.

Kivu Gölü'ndeyse bakteriyel faktörlerin Karbondioksiti metan gazına dönüştürmesi nedeniyle, sonuçlar çok daha tahrip edici olabilir. Göl üzerindeki insan etkinlikleri, örneğin söz konusu metanı yakıt olarak kullanmak üzere yapılan çalışmalar ise göl yüzeyinde gaz kabarcıklarının oluşmasına yol açıyor. Bu kabarcıkların ateşle en ufak bir teması, yanıcı gazın derhal bir ateş topuna dönüşmesine ve çevreyi yakıp kül etmesine yol açma tehlikesi taşıyor.

Yerkabuğundaki bu tür kabarmalar, Virunga Dağlarının diğer bölümlerinde herhangi bir tehlike yaratmaz, çünkü sıradağlar üzerindeki diğer yanardağlar çoktan sönmüş durumdadır. 4507 m'lik yüksekliğiyle sıradağların en yüksek noktası olan Karisimbi Dağı, zirvesinden hiç eksilmeyen kar örtüsü nedeniyle, ismini "Beyaz İstiridye' anlamına gelen 'Nsimbi'den alır. Hemen yarımdaki Bisoke Dağı'nın yamaçları ise dağ gorillerinin vatanıdır. Virunga sıradağlarının doğu ucunda yer alan Sabinyo Dağı, en yükseği Ruanda, Uganda ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin kesiştiği noktada olmak üzere birden fazla zirveye sahiptir.

Virunga Dağları, Nil Nehri'nin kaynağı ile ilgili araştırmalarda da önemli bir rol oynar. Mısır'ın bu devasa nehrinin kökenleri hakkındaki spekülasyonların tarihi, Antik Yunannın en parlak dönemini yaşadığı zamanlara kadar gitmektedir. MS 2. yüzyılda yaşayan Coğrafyacı, Astronom ve Matematikçi Batlamyus, bu suların Ay Dağları'ndan çıktığına inanırdı. 1862 yılında İngiliz kâşif John Hanning Speke, Batlamyus'un sözünü ettiği bu dağların "sarp konileriyle gökyüzünü delen' Virungalar olduğu nu iddia etti. Bugünse 'Ay Dağları'nın kuzeydeki Ruwenzori Dağları olduğu yönünde genel bir kabul var. İngiliz kâşif Speke bu dağları sadece uzaktan görmüştü;  oysa tırmanma fırsatı bulabilse, bitki örtüsünün çarpıcı bir süreklilik arz ettiğini keşfedecekti. Bugün bile, alçak düzlüklerin büyük bir bölümü tarıma açılmış olmasına rağmen, bölgeyi kaplayan 'orijinal' ormanların kalıntılarına rastlamak mümkündür. Daha da gürleşip uzayan bambular bugün halen orman içindeki açıklıklarda uzanan ağaç, fundalık ve otlukların arasında bir yama gibi yükselir. 3000 m'yi geçen yüksekliklerde olağanüstü büyüklükte süpürgeotu, lobelya ve kanarya otu türleri, 4000 m'de ise biraz daha fazla yosun, ot ve liken hayatta kalabilmiştir. Bu zengin flora içinde 180'den fazla kuş türüyle, 60'ın üzerinde memeli türü yaşar. Bunlar arasında leoparla, misk kedileri, sırtlanlar ve çakarlar olduğu kadar bufalo türleri, yaban domuzlan, filler ve ağaç tavşanları da vardır. Virunga Dağlan üzerindeki ormanlar aynı zamanda dağ gorillerinin de elde kalan son vatanlarıdır. 1960 ile 70'li yıllar arasında bu gorillerin sayısı tahminen 400-500'den 250'ye kadar düştü. Otlak arayan sığır sürülerinin sınır ihlalleri, hayvanat bahçelerine canlı olarak veya kafalarını ve ellerini turistlere satmak için peşlerine düşen kaçak avcıların faaliyetleri bu düşüşün en önemli nedenleri oldu. Özürlü çocuklar üzerine çalışan Amerikalı rehabilitasyon uzmanı Dian Fossey, bu gorillerin içine düştüğü zor duruma dikkat çeken ilk kişidir.

1967 yılında Ruanda sınırları içinde kalan Bisoke yamaçlarına yerleşen Fossey, tam 18 yıl boyunca bu goriller üzerinde yakından çalışma fırsatı buldu. Sonsuz bir ilgi ve sabır, ona gorillerin dostluğunu kazandırdı. Fossey kar yağmur demeden bazen günlerce ormanda, dizlerinin üzerinde bekleyerek gorillerin günlük rutinlerini aynen taklit etti; tiple onlar gibi beslenir gibi yaptı, onlar gibi kaşındı, göğüslerini yumrukladı ve geğirdi. Bu koşullarda süren tam üç senelik bir çalışmanın ardından sonunda bir gün, 'otlama' sırasında son derece cesur bir girişimle elini bir gorile uzattı. Fossey'in 'dost' eli goril tarafından kabul edildi ve böylece ilk kez vahşi bir gorilin bir insana dokunması gerçekleşti.

BEDELİ CANLA ÖDENEN ARAŞTIRMA

Bu gorilleri korumak üzere, uluslararası koruma örgütlerince 'Dağ Gorilleri Projesi hazırlandı. Projenin hedefi gorillerle daha yakın bir ilişkinin kurulması ve iş olanaklarını artırarak kaçak avcılığı gereksiz kılacak bir turizm hareketinin teşvik edilmesiydi. Ancak bu proje, gördükleri yerde kaçak avcıları vurma yetkisine sahip devriyelerin kurulmasın; savunan Fossey'in onayını alamadı.

Fossey 1985 yılı sonlarında yatağında ölü bulundu; kimliği meçhul bir katil tarafından başından tek kurşunla öldürülmüştü. Dağdaki kulübesinin arkasına gömüldü, ancak hayatım adadığı çalışması ölümünden sonra meyvesini verdi, Virunga Dağları'nın ormanlarında yaşayan dağ gorillerinin sayısı o günden bu yana düzenli olarak artıyor.

virunga_daglari_insanlari

 

NAZİK DEV

Dağ gorilleri sayısı 520 arasında değişen aileler halinde yaşar. Vejetaryen olan bu gorillerin gözde yemekleri arasında yapraklar, yaban kerevizi, dikenli ısırganlar ve devedikenleri ilk sırayı alır.

virunga_daglari_dogal_hayati

GECENİN ÇIĞIRTKANLARI

Virunga dağlarının ormanlık yamaçlarında geceler keskin ıslıklarla çınlar. Burası fare büyüklüğündeki ağaç tavşanlarının bölgesidir. Küçücük oyuklarından genellikle geceleri çıkan bu gürültücü hayvanların sözlüğü, tehlike sinyalleri, ilişki çağrıları ve bölgesel 'uzak dur' uyarılarını içeriyor, ilginç olan, çok küçük olmalarına rağmen bu hayvanların en yakın akrabalarının filler olması...

ATEŞ SELİ

Aktif olduğu zamanlarda, Virunga sıradağlarının aktif volkanlarından kavurucu gazlar ve altın rengi lav selleri püskürür.

SÜKÛNET VE DİNGİNLİK

Hafif bir pus tabakası, Virunga sıradağlarının sönmüş volkanlarından birini oluşturan Sabinyo Dağı'nm sivri zirveleri etrafında dönüyor. Öndeki yükselen konik yükselti ise Gahinga Dağı...

ESNEYEN VOLKAN Nyiragonga kraterinin iç çeperi, kenarlardan aşağı neredeyse dimdik inerek, 1 km yi aşkın çapı olan kusursuz bir daire oluşturur.

Afrikadaki Harikalar

  • 1
  • 2
  • 3

Anket 2010

En çok nereyi görmek isterdiniz

Amazon Bölgesi

amazon-nehri-ormani

Amazon (6,440 km), Nil'den sonra (6,695 km), dünyanın en uzun ikinci nehridir.